Bir ateistin gözünden metafizik
Siz! değerli okur, sizi mutlu etmek için önce ne yazdığımın anlaşılabilir olması lazım değil mi? eh bu konuda enlaşıyorsak önce size hakkında yazacağım konuyu anlatmalıyım.
Evet alican! metafizik nedir? hocam benim bildiğim bi metefizik var, o da fizik sınavlarımın baş kahramanı arka sıramda oturan mete! Otur yavrum, siz de kıs kıs gülmeyin!
Metafizik, ilk felsefeciler tarafından fizik ötesinde görülen konularla uğraşan felsefe dalı olarak tanımlanmıştır, konuları da oldukça ilginç olup insanların çoğunlukla anlamakta zorlandığı zaman, varoluş, ilişki, sebep, tanrı vb. kavramlar üzerinde gezinir. Metafiziğin temel sorularından birisi varlık üzerine, diğeri ise tanrı üzerinedir. eh tanrı üzerine olan beni cezbetmiyor değil, ama öncelikle varlık ile ilgili sorulara kafa yormalıyım. varlık nedir, fiziksel nesneler, nelerdir, fiziksel nesnelerin varolduğunu kanıtlamak mümkün müdür? üçüncü soru daha bir can alıcı görünüyor, ondan başlayalım, nasıl oluyor da etrafımızdaki şeylerin gerçek olduğundan, olup olmadığından emin olabiliyoruz. hatta kendimizin bile sanal olup olmadığımızı nasıl bilebiliyoruz. bunu belirlemek için neye güvenebiliriz? öncelikle kendimizi sorgulamaktan başlayalım, bizim var olduğumuz nerden belli. Ama düşünün bir, sadece var olup olmadığımızdan kuşkulanmak için bile bir benlik gerekmektedir. bu bizi dayanak kurabileceğimiz bir çıkarıma yönlendirir, kendimizi sorgularken oluşturduğumuz kısır döngü bizim varolduğumuzu kanıtlamaktadır. burdan da anlarız ki bu tür bir döngünün oluşması için varoluş şarttır. evet biz varız , peki gördüğümüz, duyduğumuz şeyler gerçekler mi, varlar mı, yoksa aslında başka şeyler de biz mi öyle görüyoruz? algılar var olan benliğimize mi ait yoksa onlar da mı sanallar? Eh, ben bu soruları pek takmama taraftarıyım ama sorular kendini önemsetmeyi bir şekilde başarıyor. Eğer benliğimiz var ve diğer şeyler sanal olsaydı, bunlar benliğimizin çıkarımları olmak zorunda kalırlardı, yani gerçek olan bizim gerçek olmaya mahkum algıları ve algılamaları. kendimizi ve dünyamızı birbirinden ayrı olarak düşünmek kanıtların akla uygun düşmesi bakımından doğru bir tercihti, ancak gerçek olan benliğimizde bu düşünceleri modellediğimizde aslında birinin var oluşunun ötekilerini de var olmaya iteklediğini gördük.
Şimdi, herşey tamam, biz varız, etrafımızdaki şeyler bizim uydurmamız bile olsa varlar, ve var olan algılarımız aracılığıyla gözlemlediğimiz etrafımızda koca bir evren var! Evet, bir diğer büyük sorumuz da bu evrenin nereden geldiği, nereye gittiği, ve bizim burda ne aradığımız. Hmmm…. bu gecelik beni mazur görmelisiniz, malum geç oldu. artık bu soruyu aklınızın bir köşesine fırlatmış bir biçimde iyi geceler dileklerimi sunayım.