kafam boş
kafam boş, hafif.
bir rüzgar uğulduyor içinde
karanlık, doldurulamaz mahzenin.
bir kıpırtı, bir ayak sesi, bir iz, bir kırıntı
bulursan haber ver bana.
sonsuzluğu nasıl hapsedersin
karanlığın içine
bir yalan, bir aldatmaca
soğuk dünyanın eteklerinde
bir çığlık, yankılanarak sönen
yetmeli mi bu kasvetli yanlızlığa
ve dudaklarının ucuna gelen kanı
umursayacak birşey varmı içeride?
yok, kuzum maalesef
bu gece de rahat uyku yok
rüya yok,
gerçekten kaçıp saklanacak
peki ya çare?
peki neye güvenmeli?
kendine ruhunu emanet edemezken…